Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Yoluyla Özel Gereksinimli Bireylerin Güçlendirilmesi: Deneyim, Üretim Ve Paylaşım Odaklı Bir Uygulama Modeli
Görme, işitme ve fiziksel yetersizlik tanılı 11–18 yaş aralığındaki özel gereksinimli bireylerin, kapsayıcı toplum uygulamaları aracılığıyla bilimsel farkındalıklarını artırmak, sosyal yaşama aktif katılımlarını desteklemek ve bağımsız yaşam becerilerini geliştirmektir. Proje, özel gereksinimli bireyleri yalnızca destek alan pasif katılımcılar olarak değil; bilimsel süreçlere dâhil olan, öğrenen, üreten ve toplumsal yaşamın aktif bir parçası olan bireyler olarak konumlandıran bütüncül bir anlayışla tasarlanmıştır. Bu yönüyle proje, kapsayıcı toplum uygulamalarını yalnızca sosyal etkinlikler çerçevesinde ele almamakta; bilimsel temelli öğrenme, deneyimleme, gözlem yapma ve değerlendirme süreçleriyle yapılandırılmış bir bilim–toplum etkileşimi modeli sunmaktadır.
ÖA1: Özel gereksinimli bireylerin bilimsel süreç becerilerine yönelik farkındalıklarını artırmak; gözlem yapma, deneyimleme ve sonuç çıkarma gibi temel bilimsel becerilerini desteklemek.
ÖA2: Katılımcıların sosyal etkileşim ve iletişim becerilerini geliştirmek; grup çalışmaları yoluyla iş birliği ve birlikte üretme deneyimleri kazanmalarını sağlamak.
ÖA3: Günlük yaşam becerilerine yönelik uygulamalar aracılığıyla, özel gereksinimli bireylerin bağımsız yaşam yeterliklerini güçlendirmek.
ÖA4: Uyarlanmış spor, sanat ve üretim temelli etkinlikler yoluyla katılımcıların bedensel farkındalıklarını, motor becerilerini ve özgüvenlerini artırmak.
ÖA5: Özel gereksinimli bireylerin kamusal alanlara katılımını teşvik etmek ve kapsayıcı toplum anlayışının güçlenmesine katkı sağlamak.
ÖA6: Proje sürecinde elde edilen kazanımları ölçme–değerlendirme çalışmalarıyla görünür hâle getirmek ve proje çıktılarının yaygınlaştırılmasına zemin hazırlamak.
TÜBİTAK 4008 – Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında; özel gereksinimli bireylerin bilimsel farkındalıklarını artırmayı, sosyal yaşama aktif katılımlarını desteklemeyi ve bağımsız yaşam becerilerini geliştirmeyi amaçlayan kapsayıcı, deneyim temelli ve toplum odaklı uygulamaları içermektedir.
Proje, Mersin ili merkez ilçelerinde yaşayan, 11–18 yaş aralığında bulunan ve görme yetersizliği, işitme yetersizliği veya fiziksel yetersizlik tanılarından birine sahip olan toplam 72 özel gereksinimli bireyi kapsamaktadır. Her bir engel grubundan 24 katılımcı projeye dâhil edilerek, etkinliklerin engel türlerine duyarlı biçimde planlanması ve her katılımcının sürece aktif katılımının sağlanması hedeflenmiştir.
Proje kapsamı, özel gereksinimli bireylerin yalnızca eğitim ortamlarında değil; okul dışı öğrenme alanlarında, kamusal mekânlarda ve toplumsal etkileşim ortamlarında bilimsel, sosyal ve günlük yaşam becerilerini deneyimleyerek geliştirmelerine olanak tanıyan uygulamaları içermektedir. Bu yönüyle proje; kapsayıcı toplum anlayışını, bilim–toplum etkileşimi çerçevesinde ele alan bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır.
Proje kapsamında gerçekleştirilecek etkinlikler;
• bilimsel süreç becerilerini (gözlem yapma, deneyimleme, sonuç çıkarma),
• sosyal etkileşim ve iletişim becerilerini,
• günlük yaşam ve bağımsız yaşam yeterliklerini,
• bedensel farkındalık, motor beceriler ve özgüveni,
• kamusal alanlara katılım ve toplumsal görünürlüğü, destekleyecek şekilde yapılandırılmıştır.
Projenin beklenen etkisi, kısa, orta ve uzun vadede ölçülebilir nicel ve nitel göstergeler çerçevesinde ele alınmaktadır.
• Kısa vadede katılımcıların büyük bir bölümünde bilimsel süreç becerilerine yönelik farkındalık, etkinliklere aktif katılım ve sosyal etkileşim düzeylerinde artış sağlanması beklenmektedir.
• Orta vadede günlük yaşam becerileri, bağımsız hareket etme ve öz yeterlik algılarında gelişim öngörülmektedir.
• Uzun vadede ise projenin, kapsayıcı toplum anlayışının güçlenmesine katkı sunması; geliştirilen etkinlik modeli ve uygulama yaklaşımının benzer hedef kitlelerle çalışacak kurumlar için uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir bir örnek oluşturması hedeflenmektedir. Bu yönüyle proje, yalnızca katılımcı bireyler üzerinde değil; aileler, eğitmenler ve uygulayıcı kurumlar üzerinde de farkındalık ve kapasite artışı sağlayan bütüncül bir bilim–toplum uygulaması niteliği taşımaktadır.