4008 - Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı
Bu proje, çocuk evlerinde kalan çocukların dil ve konuşma becerilerine yönelik ihtiyaçlarının belirlenmesini, bakım verenler aracılığıyla uygulanacak bir dil ve konuşma destek programının etkililiğinin değerlendirilmesini ve projenin çıktılarının diğer bakım verenler ile profesyonellere eğitim ve farkındalık faaliyetleri yoluyla yaygınlaştırılmasını hedeflemektedir. Proje dört aşamadan oluşmaktadır: Birinci aşama, Çocuk Evleri'nde çalışan yöneticiler, bakıcılar, psikologlar, çocuk gelişimi uzmanları, sosyal hizmet uzmanları ve dil ve konuşma terapistlerini bir araya getiren bir çalıştay düzenlemeyi kapsamaktadır. Bu çalıştayda, çocukların dil ve konuşma ihtiyaçları belirlenerek mevcut bakım sisteminin bu ihtiyaçları karşılama kapasitesi değerlendirilecektir. Çalıştay, nitel bir araştırma yöntemi olan odak grup görüşmesi şeklinde tasarlanacak ve elde edilen veriler MAXQDA yazılımı kullanılarak analiz edilecektir. Tüm süreç boyunca uygun inandırıcılık (trusworthiness) prosedürlerine başvurulacaktır. İkinci aşama, bakıcılara yönelik genel bir eğitim programı sunmayı içermektedir. Bu programda, dil ve konuşma bozuklukları ile doğal dil öğretim yöntemleri hakkında bilgi verilecektir. Üçüncü aşama, dil ve konuşma bozukluğu olan çocuklarla çalışan 10 bakıcı için grup eğitimi uygulamalarını kapsamaktadır. Bu eğitimlerin, bakım verenlerin becerileri üzerindeki etkisi uygun ölçekler, anketler ve video tabanlı davranış analizleriyle değerlendirilecek ve analizlerde gerekli güvenilirlik prosedürleri uygulanacaktır. Son aşama, elde edilen sonuçların yaygınlaştırılmasını hedeflemektedir. Bu kapsamda, diğer kurumlardaki bakım verenlere ve Türkiye?deki üniversitelerin dil ve konuşma terapisi bölümlerinde görev yapan öğretim elemanları ile öğrencilere yönelik bir seminer düzenlenecek ve bir kitapçık hazırlanacaktır. Çalışmanın çıktılarının öncelikle, korunmaya muhtaç çocukların dil ve konuşma gelişimlerine yönelik ihtiyaçların belirlenmesine katkı sağlaması beklenmektedir. Bunun yanı sıra, bu çocuklara sunulan hizmetlerin niteliği artırılacak; bozuklukların erken tespiti ve erken dönemde yönetilmesi mümkün hale gelecektir. Dahası, ikincil bozuklukların (örn., sosyal anksiyete, davranım bozukluğu) önlenmesine katkıda bulunulacaktır. Ayrıca, projenin toplumsal farkındalığın artırılmasına, etkili sosyal politikaların geliştirilmesine ve literatüre önemli bir katkı sunmasına olanak sağlayacağı ümit edilmektedir.